GÜNDEM AJANSI

Siyaset

Şam, Haseke'de Yeni Güvenlik Düzeni Kuruyor: SDG Sonrası Dönem Başlıyor

Şam yönetimi, Haseke kentinde güvenlik ve idari yapıyı İçişleri Bakanlığı çatısı altında yeniden örgütlüyor. 1 Eylül'de yüzlerce iç güvenlik personeli kente giriş yaptı; Kürt kaynaklar entegrasyonun ilerlediğini kabul ederken, haklar ve özyönetimin geleceği konusundaki belirsizlik sürüyor.

Yunus PAKSOY • 02 Eylül 2026, 02:24 • 3 dk okuma

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kentinde, Şam yönetimi güvenlik ve idari yapıyı İçişleri Bakanlığı çatısı altında yeniden örgütlemeye başladı. 1 Eylül'de bu kapsamda yüzlerce iç güvenlik personeli kente giriş yaptı. Bu adım, Demokratik Suriye Güçleri'nin (SDG) lağvedilmesinin ardından bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir döneme işaret ediyor. Kürt kaynaklar, entegrasyon sürecinin ilerlediğini kabul ederken, hakların korunması ve özyönetimin geleceği konusunda belirsizlikler devam ediyor[1].

Yeni Güvenlik Aygıtı Haseke'de

Şam'ın bu hamlesi, Haseke'nin kontrolünü merkezi hükümete bağlama çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. İçişleri Bakanlığı'na bağlı güçlerin kente girişi, bölgedeki güvenlik yapılanmasının tamamen değişeceğinin sinyali olarak yorumlanıyor. Yerel kaynaklara göre, yeni güvenlik aygıtı, SDG'nin dağılmasının ardından ortaya çıkan boşluğu doldurmak üzere tasarlandı. Bu süreçte, Haseke'nin kuzeyindeki petrol sahalarının ve sınır kapılarının kontrolü de kritik önem taşıyor. Şam yönetimi, bu bölgelerdeki denetimi sağlamak için hem askeri hem de sivil alanda kapsamlı bir yeniden yapılanmaya gittiği belirtiliyor[1].

Kürtlerin Endişeleri ve Özyönetim Tartışmaları

Kürt yetkililer, Şam'la yürütülen müzakerelerde anayasal haklar ve özerklik taleplerinin gündemde olduğunu ancak sürecin henüz netleşmediğini ifade ediyor. Haseke'deki Kürt toplumu, yeni güvenlik düzeninin kendi kontrollerini zayıflatacağından endişe ediyor. Öte yandan, bazı Kürt kaynaklar, entegrasyonun kaçınılmaz olduğunu ve bu sürecin barışçıl bir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguluyor. Şam yönetimi ise, ülkenin toprak bütünlüğünü koruma ve tüm vatandaşlara eşit haklar sağlama sözü veriyor. Ancak, sahadaki gelişmeler, taraflar arasındaki güven eksikliğinin hala sürdüğünü gösteriyor[1].

Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar

Bu gelişme, yalnızca Suriye'nin iç meselesi olmaktan öte, bölgesel güç dengelerini de etkiliyor. Türkiye, ABD ve Rusya gibi aktörler, Haseke'deki değişimi yakından izliyor. Özellikle ABD'nin SDG'ye verdiği desteğin sona ermesi, bölgedeki güç boşluğunu hızlandırdı. Şam'ın bu adımı, uluslararası toplum tarafından Suriye'nin toprak bütünlüğünün yeniden tesisi yönünde olumlu karşılanabilir. Ancak, insan hakları örgütleri, yeni güvenlik yapılanmasının şeffaf ve kapsayıcı olması gerektiği uyarısında bulunuyor. Özellikle, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yerel halkın temsil ve katılım haklarının güvence altına alınması kritik görülüyor[1].

Geleceğe Dair Belirsizlikler

Haseke'deki yeni güvenlik düzeninin nasıl işleyeceği ve Kürt özerk yönetiminin akıbeti belirsizliğini koruyor. Şam yönetimi, merkeziyetçi bir model benimserken, Kürtler federal bir yapı talep ediyor. Bu temel farklılık, müzakerelerin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Önümüzdeki günlerde, Haseke'deki gelişmelerin nasıl ilerleyeceği ve tarafların uzlaşı sağlayıp sağlayamayacağı merak konusu. Bu süreç, yalnızca Suriye'nin geleceğini değil, aynı zamanda Ortadoğu'nun istikrarını da doğrudan etkileyecek gibi görünüyor[1].

#güvenlik #Kürtler #Suriye #Şam #SDG #Haseke #özyönetim