Gülistan Doku'nun kaybedilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu ve polislikten ihraç edilen Gökhan Ertok hakkında bugün ikinci kez tutuklama kararı verildi. Karar, soruşturma kapsamında daha önce de tutuklu bulunan üç şüphelinin, yeni deliller ışığında farklı suçlamalarla yeniden mahkeme önüne çıkarılmasını sağladı[1].
Yeni suçlamalar ve hukuki süreç
Mahkeme, şüphelilerin "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarından yeniden tutuklanmasına hükmetti. Önceki tutuklama gerekçelerinde ise "kasten öldürme" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlamaları yer alıyordu. Soruşturma dosyasına eklenen yeni bilirkişi raporları ve tanık ifadeleri, bu kararın alınmasında etkili oldu. Dava sürecinin genişletilmesi, kamuoyunda adaletin tecellisi için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor[2].
Gülistan Doku'nun kayboluşu
Gülistan Doku, 2018 yılında Tunceli'de kaybolmuş ve uzun süre kendisinden haber alınamamıştı. Ailesinin başvurusu üzerine başlatılan soruşturmada, eski vali Sonel'in olayın üstünü örtmek için çaba harcadığı iddia edilmişti. Doku'nun kaçırıldığı ve öldürüldüğü yönündeki güçlü deliller, davayı Türkiye gündeminde üst sıralara taşımıştı. İkinci tutuklama kararı, soruşturmanın derinleştirilmesi taleplerini de beraberinde getirdi[3].
Kamuoyu ve hukukçulardan tepkiler
Karar, insan hakları örgütleri ve hukukçular tarafından "umut verici" olarak nitelendirildi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı yetkilileri, benzer kayıp vakalarında da soruşturmaların üst düzey kamu görevlilerini kapsayacak şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Doku ailesinin avukatı ise yaptığı açıklamada, "İkinci tutuklama, adalet mekanizmasının işlediğini gösteriyor ancak gerçek faillerin tamamının ortaya çıkarılması için daha fazla çaba gerekiyor" dedi[4].
Davanın seyri ve gelecek beklentileri
Soruşturma kapsamında eski vali Sonel ve diğer şüphelilerin cezaevinde kaldığı süre dikkate alındığında, yeni tutuklamanın davanın seyrini değiştirmesi bekleniyor. Hukukçular, bu kararın Yargıtay süreci sonrasında da emsal teşkil edebilecek bir içtihat oluşturabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki günlerde davanın Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine devam edilecek. Kamuoyu, adaletin sağlanması ve Gülistan Doku'nun akıbetinin aydınlatılması için süreci yakından takip ediyor[5].