SON DAKİKA

19 Saniyede İki Kadın Öldü: Mahkemenin ‘Tasarlayarak’ İbaresi Tartışma Yarattı!

Türkiye'de bir erkeğin 19 saniyede iki kadını öldürmesi sonrasında mahkemenin ‘tasarlayarak’ ifadesini kullanmaması ciddi tepkilere neden oldu. Kadın cinayetlerinde adaletin sağlanması üzerine yeni tartışmalar gündemde.

Haberi sesli dinle

19 Saniyede İki Kadın Öldü: Mahkemenin ‘Tasarlayarak’ İbaresi Tartışma Yarattı!

Haberi sesli dinle

TTS ile Tarayıcı Sesi ile Oluşturuldu

19 Saniyede İki Kadın Öldü: Mahkemenin ‘Tasarlayarak’ İbaresi Tartışma Yarattı!

Hazır. Dinlemeye başlamak için oynata basın.

00:00 00:00 00:00
3 dk okuma
19 Saniyede İki Kadın Öldü: Mahkemenin ‘Tasarlayarak’ İbaresi Tartışma Yarattı!

Bugün Türkiye kamuoyu, 19 saniyede iki kadının öldürülmesi olayının yargı sürecinde yaşanan tartışmalarla sarsıldı. Olay, Bianet'in gündeme getirdiği hukuk pratiğiyle ilgili eleştirileri yeniden gündeme taşıyor[1]. Peki, mahkeme neden dosyada bulunan net delillere rağmen cinayeti "tasarlayarak" işlediği hükmünü vermiyor? Bu sorunun cevabı, kadın cinayetlerine karşı yürütülen mücadeledeki temel sorunları gözler önüne seriyor.

Olayın Detayları ve Mahkemenin Kararı

19 saniyelik bir sürede iki kadının hayatını kaybettiği olayda, failin önceden planlama yaptığına dair güçlü işaretler bulunuyor. Ancak mahkeme sürecinde dosyada yer alan bu kanıtların tasarlayarak cinayet kararına yansımaması tepki çekiyor. Hukuk çevrelerinde bu tutumun, kadına yönelik şiddet davalarında cezanın caydırıcılığını azalttığı ifade ediliyor. Davada, sanığın eylemi gerçekleştirmeden önce uzun süre hedeflerini takip ettiği, planlama yapıldığına dair somut deliller bulunuyor. Buna rağmen mahkemenin kararında tasarlayarak öldürme suçunun kabul edilmemesi, mağdur ailelerin ve kamuoyunun yoğun tepkisini çekiyor[1].

Kadın Cinayetlerinde Yargının Tutumu

Türkiye'de kadın cinayetlerinde yargı süreçlerinin nasıl ilerlediği, kadın hakları savunucuları tarafından yakından izleniyor. Kadın Savunma Ağları gibi platformlar, mahkemelerin çoğu kez "tasarlayarak öldürme" suçunu kabul etmemesinin, yasaların uygulanmasındaki eksikliklerden kaynaklandığını belirtiyor[1]. Bu durum, kadınların hayatlarının ciddi biçimde riske atıldığı ve bu riskin önlenmesi için gereken hukuki tedbirlerin yetersiz kaldığı anlamına geliyor. Yargının bu yaklaşımı, kadın cinayetlerinde cezaların hafifletilmesine neden olurken, toplumsal olarak da bir "güvenlik açığı"na işaret ediyor.

Toplumsal Tepkiler ve Mücadele Arayışları

Söz konusu karar, medya ve sosyal medyada geniş yankı bulurken, kadın hakları aktivistleri yargının daha etkin ve caydırıcı adımlar atması gerektiğine vurgu yapıyor. Ayrıca, kurumlararası koordinasyonun artırılması ve mağdurların korunmasına ilişkin sistemlerin güçlendirilmesi talep ediliyor. Kriz İstanbul Kadın Merkezi gibi sivil toplum kuruluşları, yargının bu tür davalarda "tasarlayarak öldürme" nitelendirmesine daha sık başvurması gerektiğini savunuyor.

Hukuki Sürecin Geliştirilmesi Gerekiyor

Uzmanlar, mevcut yasal düzenlemelerin kadın cinayetlerini önlemede sınırlı kaldığını ve mahkemelerin uygulamadaki tutumlarının değişmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca Türkiye'nin BM Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) kapsamındaki yükümlülüklerini yeniden gözden geçirmesi beklentisi var. Bu bağlamda, yasaların etkin uygulanması ve hukuki sürecin kadın lehine güçlendirilmesi sağlanmadığı sürece benzer vakaların artış gösterebileceği uyarısı yapılıyor.

Sonuç ve Değerlendirme

19 saniyede iki kadının hayatını kaybettiği kutsal dava, Türkiye'de kadın cinayetlerine karşı adalet sistemindeki aksaklıkları yeniden gündeme taşıdı. Mahkemenin tasarlayarak öldürme suçunu kabul etmemesi, kadınların korunmasında yaşanan boşlukları ve yasal uygulamalardaki sorunları ortaya koyuyor. Kadın cinayetlerinde daha etkili yargı süreçlerinin işletilmesi, toplumsal barış ve kadın güvenliği açısından öncelik olmalıdır. Bu vaka, sadece bir hukuk meseleyi değil, aynı zamanda insan hakları ve cinsiyet eşitliği mücadelesinde önemli bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.

Yayın Notu

Yayın sorumlusu: Tülin TÜRKOĞLU

Kaynak sayısı: 3 bağlantı haber metnine eşlik ediyor.

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026, 10:56

Kaynaklar ve Referanslar

3 kayıt
Haberler Arası Reklam

Bu haberi paylaş:

📊 Kadın cinayetlerinde yargı kararları yeterince caydırıcı mı?

Toplam 0 oy

Tülin TÜRKOĞLU
Tülin TÜRKOĞLU

Televizyon Programı Yapım ve Sunuculuğu

Tülin Türkoğlu kimdir? Öğretim Üyesi İş Tecrübesi Proje Koordinatörlüğü Filmhakika Öğretim Üyeliği Nişantaşı Üniversitesi|2019-2020 Televizyon Programı Yapım ve Sunuculuğu Hilal TV l 2008-2016 6 Sezon Canlı Yayın Kadınla Hayata Dair Yapım ve Sunuculuğunu yaptım. Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Kağıthane Belediyesil 1994-2006 Muhabir- İstihbarat Yenişafak Gazetesi l 1994- 1996 Eğitim Yüksek Lisans İstanbul Ticatret Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema l 2018- 2019 Üniversite Nişantaşı Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü l 2014- 2017 Lise Vehbi Koç Lisesi l 1987-1991 Ortaokul Sarıyer Ortaokulu l 1983- 1987 İlkokul Cumhuriyet İlkokulu Diller İngilizce l Okuma Yazma Konuşma- Orta Düzey Seminer ve Kurslar BÜYEM- Boğaziçi Üniverisitesi l Mehmet İNAN ile “Hayatın Aynası Sinema: Karakterin Yolculuğu” seminerine katıldım. BÜYEM- Boğaziçi Üniverisitesi Prof. Dr. Meltem Özturan ile Şirket Yönetiminde İş Zekası seminerine katıldım. BÜYEM- Boğaziçi Üniversitesi Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma seminerine katıldım. Sosyal medya üzerinden kişisel gelişim ve pandemi sonrası yeni yaşam düzeni üzerine anlatılar gerçekleştirdim. Hasan Kalyoncu Üniversitesi’ nde Gaziantep Ticaret Odası’ nın sponsor olduğu yaz dönemi etkinlikleri kapsamında seminerlerde yer aldım. Devlet Okullarında Lise Ögrencileri için kişisel gelişim seminerleri, kurumsal şirketlerde kurum imajına dair söyleşiler verdim. Türkiye Yazarlar Birliğinde (TYB),Eşler arası iletişim konusunda seminerler verdim. Türkiye’nin pek çok il ve ilçesinde gönüllü olarak seminer ve konferanslar vermekte ve moderatörlük yapmaktayım. Yayınlar "Unutmak Erdemdir Unutmamak da" isimli romanı kaleme aldım. Prof. Dr. Rıdvan Şentürk (İTO İletişim Fakültesi Bölüm Başkanı)' e ait "Terörist" adlı tiyatro oyununun Sabah ve Star gazetelerinde tam sayfa olarak haber bültenini ve eleştiri yazısını kaleme aldım. İlgi Alanları Seminer ve konferansları takip etmek. Çeşitli sergi ve konserleri takip etmek. Ebru sanatına dair çalışmalar yapmak Tiyatro takvimini takip ederek güncel oyunları izlemek. Sinemaya gitmek ve dünya sinemasını etkileyen sinema tarihine yönelik filmleri izlemek ve analiz etmek. Kitap okumak

Tüm yazıları gör →

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapın.